Maliye Bakanlığından: VERGİ USUL KANUNU GENEL
TEBLİĞİ (SIRA NO: 369)
5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 21/6/2006 tarih ve 26205
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı
Kurumlar Vergisi Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. 1/1/2006
tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe giren 5520 sayılı
Kanunun uygulanmasında birliğinin sağlanması amacıyla repo ve ters repo
işlemleri, menkul kıymetler ile alacak ve borçların değerlemesine ilişkin
açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.
1. Repo ve ters repo işlemlerinde değerleme
Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (14)
numaralı bendinde, (5) numaralı bentte yer alan menkul kıymetlerin (Her
nevi tahvil ve Hazine bonoları, Toplu Konut İdaresi ile Kamu Ortaklığı
İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetler) geri alım
ve satım taahhüdü ile iktisabı veya elden çıkarılması karşılığında
sağlanan menfaatler menkul sermaye iradı olarak sayılmıştır.
Geri alım taahhüdü ile menkul kıymet satışı (repo) ve geri satım
taahhüdü ile menkul kıymet alımı (ters repo) işlemleri esas itibarıyla
günün faiz koşullarında bir borç para alış veriş işlemi olup geri alım ve
satım işlemine konu edilen menkul kıymetler bu işlemlerde bir nevi teminat
unsuru olarak kullanılmaktadır. Zira repo ve ters repo işlemlerinde
kullanılan faiz oranı, menkul kıymet üzerindeki faiz oranından bağımsız
olarak günün piyasa koşullarına göre belirlenmekte, repo ve ters repoya
konu menkul kıymetler üzerindeki gelirler repo ve ters repo yoluyla borç
para veren tarafa aktarılmamakta ve dolayısıyla repo ve ters repo yoluyla
borç para alanlar bu işlemlerden elde ettikleri vergiye tabi kazançlarını
bu işlemlere konu olan menkul kıymetlerin piyasa değerlerinden bağımsız
olarak belirlemektedirler.
Bu durumda, repo ve ters repoya konu edilen menkul kıymetlerin, her
zaman menkul kıymeti geri almakla yükümlü olan tarafından, Vergi Usul
Kanununun 279 uncu maddesi çerçevesinde değerleme işlemine tabi tutulması
gerekmektedir.
Vadesi değerleme gününden sonra olan repo ve ters repo işlemleri
ile ilgili olarak, değerleme gününe kadar tahakkuk eden faiz tutarları,
repoya taraf olanlarca ticari kazancın elde edilmesi ile ilgili Gelir
Vergisi Kanununun 38 ve 39, Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesi hükümleri çerçevesinde gelir veya gider
olarak dikkate alınacaktır.
2. Menkul kıymetlerin
değerlemesinde borsa rayici
Vergi Usul Kanununun 279 uncu maddesinde hisse senetleri ile
portföyünün en az %51’i Türkiye'de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse
senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgeleri dışında kalan menkul
kıymetlerin borsa rayici ile değerleneceği hükmü yer almaktadır. Söz
konusu madde uyarınca;
-Borsa rayici yoksa veya
-Borsa rayicinin muvazaalı olarak oluştuğu anlaşılırsa,
borsa rayici yerine menkul kıymetin alış bedeline, değerleme gününe
kadar oluşan gelirin eklenmesi suretiyle bulunacak tutar esas alınacaktır.
Anılan Kanunun 263 üncü maddesinde, borsa rayicinin oluşumunda
normal temevvüçler (dalgalanma) dışında bariz kararsızlıklar görülen
hallerde değerlemeye takaddüm eden 30 gün içindeki ortalama rayici, borsa
rayici olarak esas aldırmaya Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hükmü
bulunmaktadır.
Buna göre Maliye Bakanlığı'nca aksi yönde bir düzenleme yapılmadığı
sürece, borsada son muamele gününde oluşan rayiç esas alınmak suretiyle
değerleme yapılacaktır. Ancak daha sonra yapılacak vergi incelemeleri ile
borsada oluşturulan rayicin muvazaalı olduğu anlaşılırsa Vergi Usul Kanunu
hükümleri çerçevesinde gerekli tarhiyatların
yapılacağı açıktır.
3. Alacak ve borçların
değerlemesi
3.1. Alacakların değerlemesi
Vergi Usul Kanununun 281 inci maddesinde yer alan hükme göre
alacaklar mukayyet değerleriyle değerlenecektir. Mevduat veya kredi
sözleşmelerine müstenit alacaklar ise değerleme gününe kadar hesaplanacak
faizleriyle birlikte dikkate alınacaktır.
Vadesi gelmemiş olan senede bağlı alacaklar değerleme gününün
kıymetine irca olunabilir. Bu takdirde, senette faiz nispeti açıklanmış
ise bu nispet, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddi uygulanacaktır.
Bankalar ve bankerler ile sigorta şirketleri alacaklarını, Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddi
veya kendi muamelelerinde uyguladıkları faiz haddi ile değerleme günü
kıymetine irca edeceklerdir.
Örnek: Hesap dönemi takvim yılı olan (A) Ltd.Şti.’nin (B) Bankasına
13/11/2006 tarihinde 6 ay vadeli mevduat hesabı açtırması halinde, mevduat
sözleşmesinden kaynaklanan alacak, hesap dönemi sonuna kadar hesaplanacak
faiziyle birlikte dikkate alınacaktır.
3.2. Borçların değerlemesi
Vergi Usul Kanununun 285 inci maddesinde yer alan hükme göre
borçlar mukayyet değerleriyle değerlenecektir. Mevduat veya kredi
sözleşmelerine müstenit borçlar değerleme gününe kadar hesaplanacak
faizleriyle birlikte dikkate alınacaktır.
Vadesi gelmemiş olan senede bağlı borçlar değerleme günü kıymetine
irca olunabilir. Bu takdirde senette faiz nispeti açıklanmışsa bu nispet,
açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddinde bir faiz uygulanacaktır.
Banka ve bankerler ile sigorta şirketleri borçlarını, Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankasına resmi iskonto haddi
veya kendi muamelelerinde uyguladıkları faiz haddiyle, değerleme günü
kıymetine irca edeceklerdir.
Alacak senetlerini değerleme gününün kıymetine irca eden
mükellefler, borç senetlerini de aynı şekilde işleme tabi tutmak
zorundadırlar.
Örnek: Alacakların değerlemesine ilişkin yukarıda belirtilen
örnekteki (B) Bankası da 13/11/2006 tarihinde açılan 6 ay vadeli mevduat
hesabı için mevduat sözleşmesinden kaynaklanan borcunu hesap dönemi sonuna
kadar (31/12/2006) hesapladığı faiziyle birlikte dikkate alacaktır.
Tebliğ olunur. | ||||||